Last updated: 3 days ago
Ayşe Oraloğlu, 14 Şubat 1985 tarihinde İstanbul'da doğdu. Şişli Terakki Lisesinde ilk ve ortaokul (1992-2000), Pera Güzel Sanatlar Lisesinde resim bölümünü bitirdi (2000-2003). Ardından Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünden mezun oldu (2004-2008)
2009 senesinden bugüne, bir çok sergi etkinlik ve projeye dahil oldu. Çalışmalarında deneysellik ilk planda olup, farklı görme biçimleri analiz etmek, tek bir materyale bağlı kalmadan kendini tanıma ve bulma süreci yolculuğunda; rutinde sürekli ve fakat "başkayı görme arayışı" belkide kendisini anlatan en iyi cümlelerden biridir.
Üniversite yıllarında "çirkine giden" bir görme biçimi prensibiyle arayışı başlamış olup, temelde güzel nedir? çirkin nedir? metaforu üzerinden bu zamana kadar devam etmiştir.
Üniversite öncesi ve okul hayatı boyunca farklı üsluplarda çalışan birden çok resim hocası olmuştur. Bunlardan bazıları;
Recep Türüng, Asım İşler, Veysel Günay, Memiş Aslan, Günal Salt
Müzik sevdası çocukluktan bugüne süre gelen, pandemiyle birlikte ortaya çıkan bir süreçtir. Şarkı söylemek, kendisi için herzaman büyük bir tutku olmuştur. İki sene kadar şan dersi almıştır.
En büyük isteklerinden bir tanesi; kendi yazmış olduğu sözleri büyük orkestralar eşliğinde seslendirmek ve dört bir ağızdan söylenmesidir.
2009 senesinden bugüne, bir çok sergi etkinlik ve projeye dahil oldu. Çalışmalarında deneysellik ilk planda olup, farklı görme biçimleri analiz etmek, tek bir materyale bağlı kalmadan kendini tanıma ve bulma süreci yolculuğunda; rutinde sürekli ve fakat "başkayı görme arayışı" belkide kendisini anlatan en iyi cümlelerden biridir.
Üniversite yıllarında "çirkine giden" bir görme biçimi prensibiyle arayışı başlamış olup, temelde güzel nedir? çirkin nedir? metaforu üzerinden bu zamana kadar devam etmiştir.
Üniversite öncesi ve okul hayatı boyunca farklı üsluplarda çalışan birden çok resim hocası olmuştur. Bunlardan bazıları;
Recep Türüng, Asım İşler, Veysel Günay, Memiş Aslan, Günal Salt
Müzik sevdası çocukluktan bugüne süre gelen, pandemiyle birlikte ortaya çıkan bir süreçtir. Şarkı söylemek, kendisi için herzaman büyük bir tutku olmuştur. İki sene kadar şan dersi almıştır.
En büyük isteklerinden bir tanesi; kendi yazmış olduğu sözleri büyük orkestralar eşliğinde seslendirmek ve dört bir ağızdan söylenmesidir.